O’ Allah ki tüm esmaların yaratıcısı ve bir’biri içinde akan Rahm’et varlığının sahibidir..
İnsanda bir ya da bir kaç esma tecelli edebilir, lakin tüm esmaları içinde barındıran Allah o esmalarını bir’birine harmanlayıp her bir esmasında her birini tamamlayabilir. Çünkü O’ Allah, Rahmân ve Rahîm sıfatları altında toplanan isimlerinden yani esmalarından daha yücedir yani bir nevi esmaların ana baba’sıdır.
Misal ki bir insanda adalet (el’Adl) esması tecelli ederse, sadece adalet için savaşır ve bu kişiyi sert/ciddi bir mizaca sevk eder, biraz merhamet yani Rahm’et gerektir, içinde Rahmân’ın Rahmeti olmayan adalet Hakk’ıyla işlemeyecektir.
Misal ki bir annede yüksek miktarda merhamet yani Rahmet bulunur, fakat o merhametin içine biraz adalet ve hakk konursa tatlı bir işleyişin hakikati zuhur edecektir.
Allah’ın nûr’unu tamama erdirmesi zâtındaki bu isim ve sıfatları Muhammedî varlığında tamama erdirmesi ve Kemâlat yolculuğunun Kur’an vasıtasıyla yeryüzüne tam bir işleyişini an’latır.
Muhammed’den önceki peygamber-Nebi ve Resûl anlayışlarında bu esmâların eksikliğinden dolayı yaşanılan hüsran ve buhranlar anlatılmaktadır.
Muhammed’i varlıkta bu buhranlar R’Ahmet çatısı altında isimleri ve sıfatları bir araya toplayışını izah etmektedir ki tüm esmalarını aktifkeştirmiş bu nedenle yeryüzünde ve ukbada (evrende ve iç âlemimizde) ebedî var’oluşunu korumaktadır.
Bu koruma ve himaye edilme, Allah’ın isim ve sıfatları (fiilleri) Kendi “Mutlak Varlık” çatısı altında iradesini Muhammedi varlığın Resûl’iyet (TEVHİD) çatısı içinde açmış oluşudur..HŞY

