Tarama deneyiminizi geliştirmek, kişiselleştirilmiş reklamlar veya içerik sunmak ve trafiğimizi analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz. "Kabul Et"e tıklayarak, çerez kullanımımıza izin vermiş olursunuz. Çerez Politikamız
Kabut Et
YabendeYabendeYabende
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Yazarlar
  • Köşe Yazıları
    • Tasavvuf
    • Felsefe
    • Tarih
    • Kültür / Sanat
    • Diğer
  • İletişim
Okunuyor: TEKKEYE İHTİYAÇ VAR MIDIR?..
Giriş Yap
Bildirimler Daha Fazlası
Font ResizerAa
YabendeYabende
Font ResizerAa
Arama
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Yazarlar
  • Tasavvuf
  • Felsefe
  • Tarih
  • Kültür / Sanat
  • Diğer
  • İletişim
Giriş Yap
Bizi Takip Edin
© 2024 Yabende
Yabende > Gülten Samtaş > TEKKEYE İHTİYAÇ VAR MIDIR?..
Gülten Samtaş

TEKKEYE İHTİYAÇ VAR MIDIR?..

Gülten Samtaş
Tarih: 27/07/2026
Gülten Samtaş 61 kez okundu

Tasavvuf bilgi, bilim temelli ve merkezine bilgiyi, bilimi koyan bir alan değildir. Bilâkis ümmîliği esas alan bir yapıdır ve insan merkezlidir.
Tasavvufta bilgi perde kabul edilir. Bilgiden arınmak ise seyr-i sülûk için olmazsa olmaz şarttır.
Bilgi madde dünyasına yöneliktir ve dışardan içeriye doğru nüfuz eder. Hakikatin birine dönük vechesinin o kimse tarafından kelâma dökülmüş boyutudur. Dolayısıyla o bilginin o kimse için bir ehemmiyeti vardır. Herkese düşen kendi âlemine yansıyanları kelâma dökmektir. Görülecektir ki o kelâma dökülen ilm-i hakikat varlığı kendinden öncekilerle ve âyetullahla paralellik gösterir.

Tasavvuf için genel ve ortak tanımlama onun “hâl ilmi” olduğudur. “Hâl” ya da “ilm-i hâl” insanın tepeden tırnağa, dıştan içe doğru yaşadığı değişim ve dönüşümdür. Bu değişim ve dönüşüm Mürşid-i Kâmil’in himayesinde ve çok yakın takibinde, birebir yaşanarak olacak bir iştir. Bu akademide gerçekleşme ihtimali olan bir şey değildir.

Denir ki; “bu zamanda tekkeye ihtiyaç yoktur, akademiler ihtiyacı karşılayacaktır”
Hiç mümkün mü? Bir tekkenin işleviyle bir akademinin işlevi, bir mürşid-i kâmilin işleviyle bir akademisyenin işlevi karşılaştırılabilir mi?
Şöyle düşünelim; bir çocuk dünyaya nasıl iki insanın birlikteliğinden dünyaya gelip bir aile ortamında yaşıyor. Bunun bir alternatifi var mıdır? Çocuk toplumsal tecrübeleri, insan olmanın temel bilgi ve becerilerini ailede kazanmıyor mu? Bir ailede temel ihtiyaçlar karşılanmadığında orda bir eksiklik olmuyor mu? Bunu nasıl görmezden gelemezsek tekkeye olan ihtiyacı da görmezden gelemeyiz.

Her tekke bir tarikatın kurumudur. Her tarikatın bir geleneği, bir silsilesi ve o gelenekten gelen usûl ve erkânı vardır. Bu usûl ve erkân ekolleşmiş ve o tarikatın yapısı böyle oluşmuştur. O ekolü sürdürmek için kurumunu yaşatmak şarttır. Kurum yaşayacak, kurumun başındaki zât silsile bağını sürdürecek, usûl bozulmadan devam edecek ve orda bir ilm-i hakikat varlığı zuhur edecektir. Bunlar günün şartlarına uydurulacak şeyler değildir…

You Might Also Like

BALKANLARDA HALVETÎYE SİLSİLESİ ve SÖZDE KARABAŞÎLİK

MECLİS-İ MEŞAYIH

DEĞİRMENİN SUYU NERDEN GELİYOR?..

ASR SÛRESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Hüseyn-i Kerbelâ’nın Şehadeti

Sosyal Medyada Paylaş:
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Copy Link Print
Yorum Yazınız

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

LEDUNI ËSHTË ATY DHE I NËNSHTROHET ZBULIMIT..
H Yayıntaş Uncategorized Temmuz 27, 2026
LEDÜN ORADADIR ve KEŞFE TÂBİDİR..
H Yayıntaş Temmuz 24, 2026
BURASI MISIR: İSKENDERİYE..
H Yayıntaş Temmuz 12, 2026
ONLAR KENDİ KİTABINI OKURLAR, KENDİ KİTABINI YAZARLAR..
H Yayıntaş Temmuz 11, 2026

Bizi Takip Edin

FacebookLike
TwitterFollow
InstagramFollow
YabendeYabende
Bizi Takip Edin
Telif Hakkı © 2024 Yabende. Tüm Hakları Saklıdır.
Hoşgeldiniz

Giriş yapmak için kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz.

Şifrenizi mi unuttunuz?