Tasavvufta renkler önemlidir. Şeyhlerin başlarına takılan tac-ı şerifler genellikle keçeden yapılmış olup etrafı beyaz, siyah ya da yeşil destar ile sarılır. Beyaz destar şeriata işaret eder ve daha çok cami uleması tarafından kullanılırken tekkelerde hilafet makamına geçen şeyh efendilerin siyah destar kullandıkları görülmektedir. Siyah destar tarikat alâmeti kabul edilmiştir. Bir de yeşil destar kullanılmaktadır. Yeşil destar, ilm-i hakikat varlığını zuhur ettirebilmiş mürşitler, ilm-i ledün ile şereflenmiş zâtlara ve kol pirlerine mahsustur.
Bir tarikatın ya da tarikat kolunun silsilesini oluşturan zâtların hepsi aynı derecede ilm-i ledün bilgisine sahip değildir. Yeşil destar ancak o ilm-i ledün ile şereflenmiş olanlar tarafından kullanılabilir.O zâttan sonra gelenlerin kendinden önceki zât kullandığı için yeşil destar sarması doğru bir uygulama değildir. Ancak kendileri de kendi ilm-i hakikatlerini zuhur ettirdiklerinde yeşil destarı kullanabilirler.
Balkanlarda Yunanistan, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Sırbistan ve Karadağ’da çok sayıda Halveti tekkesi açılmıştır. Halvetilik’in Sinaniye koluna ait tekkeler hariç olmak üzere Balkanlardaki Halveti Tekkelerinin tamamı Aziz Şeyh Hüseyin Serezi’nin halifeleri ve onlar tarafından yetiştirilen halifeler tarafından açılmıştır.
Balkanlarda bulunan Halveti Tekkelerinin yakın zamana kadar Karabaşi kolundan geldikleri zannediliyor idi. Ancak Karabaşi kolunun ortaya çıkış süreci incelendiği zaman bunun mümkün olmayacağı kesindir. Karabaşi deyişinin siyah destar kullanılmasına nazire olarak yaygınlaştığı görülmüştür. Karabaşilik Şabanilik’in bir kolu olup Balkanlarda bu kola rastlanmamaktadır.
Halvetiye Ahmediye Silsilesi incelendiğinde Ramazan-ı Mahvî ile İstanbul’a geldikten sonra Şeyh Mestçi Ali Rumi, Şeyh Mestçizade İbrahim Rumi, Şeyh Debbağ Ali Rumi ve Şeyh Lofçalı Ali Rumi kanalıyla Şeyh Hüseyin Serezî’ye ulaştığı görülecektir. Şeyh Hüseyin Serezî, çok sayıda halife yetiştirmiştir. Onun halifelerinden Pir Mehmet Hayati Makedonya’nın Ohri şehrine yerleşerek Hayati kolunu kurmuştur. Arnavutluk’ta Tiran, Çay, Delvina; Sırbistan’da Leskovac; Kosova/Prizren’de Saraçhane tekkelerinin hepsi asitane tekkeler olup bânîleri Aziz Şeyh Hüseyin Serezî’nin halifeleridir. Devamında buralardan yetişen halifeler bütün Balkanlara dağılarak İslamiyet’i ve Halvetilik’i yaymışlardır.
Sonuç olarak Balkanlar’da bulunan Halveti tekkeleri, Halvetilik’in Cerrahi kolu tekkeleri de dahil olmak üzere Karabaşilik’ten değil Ramazaniye’ den gelmektedir..

