Dergâhınız sevgi ve muhabbetin tecelligâhıdır. Canları kucaklayın, onlara sevilmenin sıcaklığını gösterin. Sevmeyi sizden öğrensinler, seven sevdiğini zikreder..
Şimdi bakın o Hakk
Dost Mürşid’iniz hiç sizi unutur mu? Adınızı anmadığı olur mu?
Siz bilemezsiniz de yakınınızdakiler bilir. Aranızda aşk-ı muhabbeti yayın, ilâhi muhabbetten var’olduğunuzu bilin ve o muhabbetin yaratıcı gücüne teslim olun. Başınızı Dost Mürşid’inizin göğsüne (kalbine) yaslayın. Derviş olmak sevmekten ve muhabbetten geçer, Hû deyin, Hayy deyin, Vedûd deyin..
Himmet talep edersin ya, bil ki himmet O’nun inayet’inin sana eriş’mesidir. O’nun inayeti O’nun nefesiyle hep seninledir..
Düşün ki o nefes olmasa var olabilir misin, yaşayabilir misin?
Himmet o nefesle her an sendedir. Sen onun varlığıyla var olduğunu idrak ettiğinde himmeti de bileceksin. O’ seni hiç yalnız bırakmaz bilesin. Senin her anını bilir bilesin. O’ndan gizleyecek hiç bir şeyin olmayacak bilesin..
Bu senin için neden korkutucu gelir?
Sen daima güzellikleri dile, ellerinle, ayaklarında, dilinle güzellikler işle ki gören gözü ol, işiten kulağı ol, veren eli ol. Alan el değildir O’nun eli, veren eldir O’nun eli..
O nedenle Mürşid’in de seni güzelliklere yönlendirir. O’nun varlığında yalnız güzellik vardır. O vakit sen varlığınla buluşursun ve O’nunla olursun. Hizmetin hiç kimseye değil yalnız Kendi’nedir bilesin..
Öyle muazzamdir ki varlığın idraki ve O’nunla yaşam sürmek, bir kez tadan ordan ayrılmayı hiç istemez bilesin. O’ Berr’dir, güzelliklerin yaratıcısı. O’ kötülüklerin ve çirkinliklerin üstünü güzellikleriyle örter. O’ senin yaşamından senin hiç haberin dahi olmadan uzaklaştırır kötülükleri ve çirkinlikleri, O’ seni çok sevendir..HŞY

