Zerre ile kürre arasında yaratmada fark yoktur. Zerreyi yaratan Rabb’in âlemi de yaratmıştır. Nefsine karşı dikkat et, ona ne kadar verirsen ver “hep daha yok mu” der..o nefis cehennemin tâ kendisidir..
Lâ ilâhe illallah;
Âlemde yalnız O’nun emridir işleyen, o emir Ol’dur daim genişleyen..
Güneş ile ayı, gece ile gündüzü getiren aynı emirdir. Yediren içiren öldüren ve dirilten yalnız bir ve tek olan o emirdir, o emir Hû Hayy nefesin içindedir.
Sanırsın ki sen yaptın, emri sende olan Sen işitir de sen sendeki Sen’i bilesin.
Sen’siz sen bir kabuksun, sendeki Sen’dir asıl kıymetin, bilesin. Kabuğu kırarsan Sen’i bulursun. Kabuğu kırmak için onu zayıflatmalısın, bunun için o kabuğu değil içindekini beslemelisin..
O’ Allah ki Kendi’ni apaçık olarak İ’ns’an’dan göstermektedir. Baş gözlerin İ’ns’an’a bakıp beşeri görmesi Nûr’un aydınlattığı o apaçıklıktaki körlüktendir. O’ Kendi apaçık Var’lığına kendi Nûr’unu Settar eyleyerek sırlayandır. Kimi akıllar apaçık işleri O’ öyle murad ettiği için görmez, gözünün önündedir ama o kimselerden örtülüdür..
Ahiret ölümden sonraya ertelenmiş bir yaşam değildir. Ahir’et insanın varlığının farkına varıp onunla yaşama idrakine erişmesidir, varlığına uyanmaktır. Her türlü ihtimalin yaratıldığı O’nun sonsuzluk hazinesinden, insanın kendi düşüncesiyle kendine çekip indirmekle yarattığı şeylerin kendisine can’lı bir hayy’at ya da öylesine bir yaşam oluşturduğu bilinci ile nefes alıp vermesidir..
Hayy’ata gözlerini ve kulaklarını açan O’nun nihayetsizliğinde, Allah’ıyla yaşar, sınırlı yaşamda kalan hâlik’liği bilmeden mahlûkluğuyla yaşamaktadır. İ’ns’an’a mahlûkluğa sıkışmak yakışmamaktadır. Mahlûkluğa sıkışan sayısız zerrelerden biri misali gelir geçmektedir..
Allah’ıyla yaşayan yücelir..HŞY

