Biliniz ki, o ne güzel O’nun kuluydu ki orucunu tutardı da kimseye söylemezdi. Uzun vakit bir gün tutup, bir gün tutmayan kulu tutmadığı günlerde de kendini oruçlu farz edip yemekten kesilirdi.
O, dostun aşkını öyle kalbine almıştı ki bedeni tersinden işler, kanı kaynardı da O’, onun içine doyum lokmasını telkin eylerdi..
Vaktini daimi zikrin içine sırlayan o kulu neharı geceye saklardı. Böylece vücûdunun her bir parçasının orucunu tutar, açlığı kalbine gizlerdi..
Fakat siz öyle yapmayın! Söze uyun ve her ayın ilk Perşembe’sini ve sonra gelenlerini oruçlu geçirin ve böylece Ramazan’a hazır girin..
Biliniz ki, kanlarını pişirenlerin orucu O’ndandır..
Dünyaya bir doğum ile gelen büyür ve gelişir. Artık onun fiziken bir kere daha doğmaya ihtiyacı yoktu. Fakat manevi yönden doğumu koptuğu ezele rücusudur..
Biliniz ki, siz çok az düşünürsünüz! Gelin ve görün içindeki manayı. Dünya üzerinde sapkınlıkların ayyuka çıktığı vakitler O’nun katından yeryüzüne bir uyarıcı iner. Kelâm vasfına bürünen bu uyarıcıyı O’nun ona ezelden yüklediği ilim ile kuşatır ve ilmin yeryüzüne yayılışı hakikat ile tamamlanır..
Biliniz ki, Meryem’den maksat hakikat idi. Ruhun makama yücelmesi ile ilmini ortaya koyan Meryem ruhu doğurdu. Onu kendi rahminden çıkardı ve hakikatin marifet ile zuhura geleceği çok ileri zamanlara kendi vazifesinin gereğini yaptı. O, mescidin koruyucusu İmran’ın kızıydı. O, mescidin ilim kapısının anahtarıydı. Kapıyı korumakla görevli Zekeriya onu ömrünün sonuna kadar korudu. İsa’ya bir örtü veren oğlu Yahya da kendisiyle birlikte İsa’yı korudu. Bu O’nun müjdeleyici ve katında en sevilen üstün insanın zuhuruna bir merhaleydi. Meryem vazifesini yaptıktan sonra sustu. Onu beyaz bir elbisenin içine O’ sardı ve artık o tertemiz, dokunulmadan kaldı..
Vaktin zorba valileri kendisini yakalamak için askerlerini evlere gönderdi ve her bir evi tek tek aradı. Mihrabın içine saklanan Meryem’in üzerine O’nun örttüğü nûr onu görünmez kıldı. O zalim zırhlı önüne kadar geldi ama onu göremeden gitti. Bu onu O’nun susturduğunun ve görünmez kıldığının ispatıdır ki ondaki hikmetler bir dokunulmazlığın eseriydi. Öldürülen Yahya’yı duyan manevi varlığı İsa’ya ilmini akıttı. İsa rûh olan O’nun peygamberiydi..
Ey Can’ım!
Biliniz ki, siz pek az okuyor ama çok konuşuyorsunuz. Artık O’nun emirlerine uyun ve çok susun ve çok okuyun..HŞY

