Teslimiyet denince herkes bir uysallık, nahiflik ve dinginlik bekler. Oysa teslimiyet içsel bir çatışmadır, savaş olmadan teslim olan pes eden kişidir..
Teslimiyetin içi cihad erlerinin işidir..
“Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Şüphesiz Allah iyi davrananlarla beraberdir.” Ankebût/69.
Ki Resûl varlığı teslimiyet içindeyken uyarılar almış ve içindeki cihadın dış âleme yansımasını yaşantısıyla sunmuştur..
“O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Ve sınırı aşmayın! Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.” Hûd/112
“(Resûl) Yüzünü ekşitti ve döndü; kendisine o kör geldi diye… Ne bilirsin, belki o temizlenecekti?” Abese/1-3..
Her teslimiyet bir cihadın ardından gelir, gözler bunu görmese de içteki cihadın iki figürü vardır, biri nefs biri nefestir; nefes nefse her an üfleme yapar.
“Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.” Hicr/ 29
ve nefs nefes gibi her an yeniden OL emrine tabidir.
“Gökleri ve yeri yoktan var eden O’dur. Bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca ‘OL’ der, o da hemen oluverir.” Bakara/117
İblis olarak bildiğimiz nefsimiz aslında İblis değildir, o, nefse süre verdiğin gibi bana da süre ver diyendir.
Dikkat edelim ki İblis kıyamete kadar süre istemiştir..
“(İblis) Dedi ki: ‘Bana, insanların diriltilecekleri güne kadar süre ver.’ Allah buyurdu: ‘Haydi, sen süre verilenlerdensin.’” A’râf/14-15
Kıyameti kopanlar için hiç bir hükmü yoktur, kıyamet sonrası kişi Allah ile birliktedir, teslimiyet unsuru burada başlamaktadır..
“Ey huzura kavuşmuş nefis! Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. Seçkin kullarımın arasına katıl ve cennetime gir!” Fecr/27-30
Kâmil İ’ns’an modeli Resûl de olsa iner çıkar, bu Kur’an’la sabittir. Her iniş nefsin ol emri içine girmektir, her çıkış nefsin içine nefes üflenişidir. Nefs kovulmaz o dinamik bir var’oluştur. Kovulma o nefsin (cennetin) içine sızan ve nefsi cehenneme çeviren hallerimizdir..
“Nefse ve onu şekillendirip düzenleyene; ona kötülük ve takva kabiliyetini ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir.” Şems/7-9
İblis cennet ehliyle uğraşır, o yola girmemişlerle işi yoktur..
“(İblis) Dedi ki: ‘Rabbim! Beni azdırmana karşılık, ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım. Ancak onlardan ihlaslı kulların müstesna.” Hicr/39-40
Onun da orduları vardır, yeryüzündekilerin bir çoğu İblis’in ordularındandır, bir alt katmanda şeytan, onun altında cinler iş görmektedir. İnsandan cin olur mu? demeyin. Şeytan oluyorsa, İblis yanaşıyorsa herşey mümkündür..
“İşte böylece biz her Resûl’e insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar.” En’âm/112
Bunlar korkulacak hadiseler değildir. Topluluklar bu şekilde yaşamaktadır, mühim olan bunların idrakına varabilmek ve mücadelenin ne denli çetin bir cihad olduğunu akl’etmektir..
“Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır, öyleyse siz de onu düşman tanıyın.” Fâtır/6
Konunun özü olan teslimiyet her katmanda amansız bir savaştır. Sâlikler ve sıddıklar bu cihad üzre vef’at etmiş şehitlerdir..
“Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden biri ahdini yerine getirdi (şehit oldu), biri de beklemektedir. Onlar hiçbir şeyi değiştirmediler.” Ahzâb/23)..HŞY

