Tarama deneyiminizi geliştirmek, kişiselleştirilmiş reklamlar veya içerik sunmak ve trafiğimizi analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz. "Kabul Et"e tıklayarak, çerez kullanımımıza izin vermiş olursunuz. Çerez Politikamız
Kabut Et
YabendeYabendeYabende
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Yazarlar
  • Köşe Yazıları
    • Tasavvuf
    • Felsefe
    • Tarih
    • Kültür / Sanat
    • Diğer
  • İletişim
Okunuyor: GÖNÜL KÖŞKÜNDE BARIŞ..
Giriş Yap
Bildirimler Daha Fazlası
Font ResizerAa
YabendeYabende
Font ResizerAa
Arama
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Yazarlar
  • Tasavvuf
  • Felsefe
  • Tarih
  • Kültür / Sanat
  • Diğer
  • İletişim
Giriş Yap
Bizi Takip Edin
© 2024 Yabende
Yabende > H Yayıntaş > GÖNÜL KÖŞKÜNDE BARIŞ..
H Yayıntaş

GÖNÜL KÖŞKÜNDE BARIŞ..

H Şükrü Yayıntaş
Tarih: 07/10/2026
H Şükrü Yayıntaş 52 kez okundu

Dergâhın Rahmân kapısı iman tahtasıdır, o kapının ardında bir can-ı gönül vardır, o gönülde bir Sultan (Allah) oturur, o Sultan’ın da bir Mevlâ’ sı vardır, işte O’ Dost Mevlâ’ya Rahmân’dan ulaşılır..

Bugün Rahmân ile bütünleşerek O’nun Afüvv varlığına bürünerek kaç canı af’eyledin, Es’Selâm ile kaç can ile küslüğü giderdin, bir bak kendine, O’nun O’ esmalarına kavuştun mu, ey Can’ım..

Kiminden özür diliyorsun misal suratını çeviriyor, kabul etmiyorum diyor, yani affetmeme iradesini eline alıyor, halbuki bu senin sınavın kibrin ile ilgili sınavın, bakalım kucak açacak mısın?

Vahşi’ nin affı bile Râsûl’üne kalmamış, biz halâ zahiri nefsimizin peşinde koşuyoruz, yok onu affetmem, yok bununla konuşmam.

Ne oldu?

Ne var?

Allah’ın Resûllerine “aileni al ve oradan çıkın” demesini kimse nesli olarak anlamasın, bu aile soy bağından gelen silsiledir, bilesin. İmanlık ile müminliğin kurduğu ilişkidir, tefekkür eylesin. Nisa/144, Nûr/22 ve Şurâ/40 okuyasın da O’nun ayet’ullah’ları ile bütünleşip müslim’iyeti Kendi rû’hû varlığına sergileyesin..

Suretleri görünce sana bu denli dokunan nedir? Kendi suretine Hakk Dost Mürşid ayn’an ile bakar mısın? Sen bırak dergâhına isteyen girsin, isteyen çıksın, seni niye ilgilendirsin, senin nefesin ile onun nefesi bir değil ki, sorumluluk her canın kendisindedir, idrak edesin, O’nun el’Mürid’liğine bürünesin..

Yabancı gibi görüp yani nefsimizden olmayınca vur gitsin. Allah bunu kabul eder mi, sana bunun hesabını sormaz mı sandın?

İşte bu nedenle, nefsinden olanı savunmak kolay da hak’ikat’ten Hakk’tan yana hakkı vermek yani Rahmân olmak zor iş ki Rahîm’iyet’ten mânâ doğumunu eyleyemezsin..

Allah’ın kullarını affetme noktası gözyaşı ile sınırlı değildir, bunu hizmete yani Hakk için yapılan amele de dönüştürmek ile birleştiresin.

Yalnız Hakk için yapılan amel de eksiktir, etrafındaki küslükleri gidermek de şarttır ki önce kişi barışı yani o Îslam’ı hâl kendi gönül köşkünde kurulsun.

İstediğimiz kadar dergâha girip çıkalım, püf noktası Rahmân’ı kuşanarak giresin, girdiğin yerde surat asmayasın.

Evet dergâhın iki kapısı vardır, neden bahçeye açılan kapı Rahmân’dır?.

Oradan girin, oradan çıkın.

Biliniz ki indirilme ve yücelme o Rahmân kapısındandır, göremesen de Bir karşılayan vardır.

Varsan baksan bir tahta kapıdır, neden o kapı tahtadandır çok güzel bir safiyetle düşünesin..

İşte bu hâller Allah’ın ayet’ullah’ında zikredilen “nice taşlar vardır içinden hayat fışkırır” örneğidir.

Taş sert de olsa Rahmân olan Allah onu kırıp içinden canlılık sun’andır. Kırılmadan yaşam olmaz, kırılmadan hayat olmaz. Kendini kırmayı bilenler hak’ikat’ten secdeye eren’lerdendir, namazın şeklindeki bükülmek (rüku) ve eğilmek (secde) acziyet göstermektir ki bu ritüelleri yaşam içine taşıyanlar kurtuluştadır.

Namazdaki gibi bir’bir’imize rüku edip bir niyaz secdesi ile yaklaşalım, bakın o zaman iç’sel haliniz sizlere neler anlatıyor, bunlar kulaklık hakikatler değildir, Sen ile O’nun arasında geçen hadiselerdir, harfe bürünse sembol ister, tarif etsek teşbih ister. O’ tüm sembol, teşbih ve harflerden beridir. Sen yine Allah’ı sembolleriyle bil, fakat esas marifetler O’nun hakikatinde gizlidir..

O’ndan gelenler sessiz sedasız yürürler, yeryüzünde böbürlenerek yürümeyin, denir, O’nlar bir şey anlatmazlar, O’nlar yaşam içinden Hayy’at’iyet sunarlar..

Siz O’nları Allah Dostu bilirsiniz, O’nlar o yolu da aşan Aşk’ın ol’anlardır. O’nlar An’ı aşkın ve An’dan beridirler..HŞY

You Might Also Like

SEN HİÇ OL’DUN MU?..

TESLİMİYET HAKÎKİ CİHADDIR..

NESLİ BEŞ’ER’DEN, SOYU MUHAMMED’DEN!..

İ’NS’AN İÇİNDEKİ SİLSİLE-İ SOY VARLIĞI!..

SI ÇAHET SADRI ..

Sosyal Medyada Paylaş:
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Copy Link Print
Yorum Yazınız

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

O’NUN ZAMANSIZ ve MEKÂNSIZ DOSTLARI!..
Uncategorized Ekim 6, 2026
SEN HİÇ OL’DUN MU?..
H Yayıntaş Ekim 6, 2026
TESLİMİYET HAKÎKİ CİHADDIR..
H Yayıntaş Ekim 5, 2026
NESLİ BEŞ’ER’DEN, SOYU MUHAMMED’DEN!..
H Yayıntaş Ekim 4, 2026

Bizi Takip Edin

FacebookLike
TwitterFollow
InstagramFollow
YabendeYabende
Bizi Takip Edin
Telif Hakkı © 2024 Yabende. Tüm Hakları Saklıdır.
Hoşgeldiniz

Giriş yapmak için kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz.

Şifrenizi mi unuttunuz?