Dergâhın varlığı Kayyum ve Vedûd’dur. Bu hakikatle değişmeden dimdik ayaktadır. O Varlığın hû’zuruna toplandığında ân’a gelesin ve her şeyi unutasın ki o Varlık’tan ol’sun nasibin..
Mihraba yalnız kendi varlığınla girebilirsin. Sen O’nun Tek’liği gibisin. Hiç bir zaman Sen’den başka bir varlık olmadı, her şey senin için kurulu tuzak, gördüğünü sandığın şeylere aldanmayasın. Hakikatine kulak veresin, başka seslere kanmayasın, yaşam rüyasından tez uyanasın..
Her doğum sancılıdır. Bir’den bir doğar. Bir kendinden doğan bire iştiyakini hiç kaybetmez, onu başı boş bırakmaz. Doğumun ne olduğunu doğuran bilir, sancısını da neticenin lezzetini de. Doğurmak kırılmaktır, dağılmaktır, baştan sona yeniden yapılanmaktır ve yeniden doğmaktır. Her çocuk dünyaya getiren ana baştan sona yenilenir. O nedenle yaratıcının yaratması hiç bitmez, o hep vererek ve hep bir şen’de olur..
Dört unsur hiç durmadan deveran eder âlemde Hû nefes ile. Bu, Hû nefesin taşıyıcısı İ’ns’an ile biline.
Nefesi nefse kurban etme. Nefesten gaye Hû’yu bilmekte. Bil ki ölüm bir son değildir. Ölüm yeni doğuşun eşiğidir, gerekliliğidir. Ölmeden doğmak mümkün değildir..
Hiç bir şey boş yere yaratılmamıştır. Beden gereksiz değildir. Tanımak oradan başlar. Âlemde olan bedende dürülmüştür..
Allah Fettah ya Fettah,
Masiva düşüncesi katıdır, tortu bırakır, Fettah ile gönül âleminin kapılarını aç yâ Rabbim. Yâ Hû..HŞY

