Ey hakikatin muhatabı olan kimse!
Bil ki her şey senin için yaratıldı. Yaratılanlarla es’Selâm varlığıyla yüzleş ve hakikatine aykırı düşen hallerini keşfet. Tarik eylemek kolay değildir. O hallerini bil, bilmeyi dile. Onları bulmadan sen başkalarını suçlar, nefret eder, şikayet edersin. Ettiğin şikâyet kendindendir bilesin..
Kendine dön ve nedenini kendinde bul. Bil ki kendinden başka tarik eyleme hâlin yoktur. Sen kendi âleminle varsın. O’ sana yaratma gücünü vermiştir. Düşüncelerinle yarattığın âleminde o düşüncelerin neticesini bulursun.
O’ sana seçim yapma iradesini vermiştir. Hû’zura ermek senin seçiminledir. Yukardan bak geniş bir bakış açısıyla, o vakit her şeyi ve herkesi kucaklamak isteyeceksin, her şeyi O’nun varlığıyla seveceksin..
Hadiseleri tefekkür et, bil ki hiç bir şeyin sahibi değilsin ve hiç bir şey üzerinde tasarrufun yoktur, iradesini teslim edenler ve O’nun nizamını idrak edenler hariç.
Görünmez olan her şeyin bir görünen tarafı vardır. İnancın görülür fakat imanın görünmez. Hadise görülür fakat hadiseye yön veren görünmez. O’ görünmeyendir fakat onun da görüneni vardır ki onun eli, ayağı, gözü, kulağı olan kullar O’nun görüneni olmuştur..
Düşünce nerden gelir diye sorarlar; düşünce dahi bir yerde görünendir ki neticeleri görünür fakat düşünce O’nun emrinden olan rû’hû’ndandır. Bil ki rû’hû’n seni yönlendirir. Rû’hû’nun yönlendirmesine teslim olanlar yaşamlarına yön verirler. O yaşamda O’nun dilediği hayy’atiyet vardır..
Nasıl olur diye hayr’etin ve hayr’anlığın artar. Yaşamlarına yön verenler kendi kitaplarını okurlar ve aynı zamanda kitabı yazarlar. Okudukları ve yazıp yazdırdıkları kitap O’ndan gelen rû’hû ilâhî varlıklarıdır.
O rû’hû ilâhî varlığı sunmak insanın tek vazifesidir..
Ey insanlar! Görünenlere takılıp onlarla oyalanmayın, işiniz varlığınızla olsun.
Bilirsin ki rû’hû’n Rabbinin emrindendir. Rû’hû’na tâbi olman O’nun varlığına tâbi olmandır. Bu da yücelişindir. Sen yerden bitenlerden beslenmek için yaratılmadın..
Ey yâr Sen’in Varlığına tâbi olmuşum, Seninle okumuş Seninle yazmışım..
Sen ki görünenlerin görünmeyenlerini izharları için Kendi görünürlüğünü gözlerden gizleyensin..
Ey Can!
Bil ki senin bilgin zandan başka bir şey değildir. Varlığın okunmayı bekleyen bir kitaptır. Sen hep “ben bilmiyorum, Sen bildirirsen bilirim” de ki kitabının sayfaları açılsın da Mürşid varlığıyla okuyasın. “Ben bilirim” dedikçe o kitabı açılmadan kapattırırsın. Bil ki açtıracak olan da kapattıracak olan da senin seçimindir. Hakk Dost Mürşid sana hizmet eylemek için beklemektedir..
Yaşamın yanlışlıkları resûllerin gönüllerini üzüp yanlışlıklar üzerinde tefekkür etmeye yöneltmiştir. O resûller Rabb’in gönlü lâtif kullarıdır ki dâima O’nun hû’zurundadırlar. Rabb’in âyetleri onların gönlüne sürekli akar. Düşünceleri daima O’ndadır. Rabb’leri onlar için düşünce, gönül, ruh birliğini sağlamıştır. Bu rızalıkla O’nun âyetleri onların yaşamında hayy’at bulur. Yaşamında hayy’at bulmayı dileyenleri onlar o ilm-i ledün sütü ile beslerler..
Gülün çiçeği tepesinde açar. Çiçeğe tırmanma yolunda pek çok dikenle karşılaşırsın. Kimisi eteğini tutar, kimisi yüzünü yırtar. Onların var olma sebebi seni yolundan alıkoymaktır ki seni kendilerine bakmaya zorlarlar. Onlara takılmamalı, Maksûd’unu unutmamalısın..HŞY

