Her şehrin bir ulusu, her mülkün bir kadısı ve sultanı vardır. Vücud mülkünün sultanı rû’hû nefestir. Bir de o nefesi Kendi’nden sana üfleyen vardır. O’ o nefesle Sen’dedir. O nefesi üfleyen yiğit zât dağın ardındakinden haber verse iman edilir. Sen, sendekini haber verdiğinde teslimiyet göster. O vakit rû’Hû varlığın vücud mülkünde Sultan’lığını ilan eder. Bil ki rû’Hû nefesin üflenmediği bedenler harap olmaya mahkûmdur. Onlar toprağa karışır giderler. O Hayy olan rû’Hû nefesin terk ettiği bedenler mahzun olurlar.
Bil ki düştüğün yerde düştüğüne takılı kalma, düşmek önemli değildir, düştüğün yerden esas olan kalkmandır. Nefsin rû’Hû nefese yenilmeye mecburdur, mutlak galip olan O’nun varlığıdır ve O’nun varlığı rû’Hû nefestedir.
O senin vücud varlığındadır ki vücudunu dinle. Oku onu Mürşid’inle..
Ey Can’ım, gözlerini kapatasın, gözlerimin içine (Basar) öyle bakasın..
Tariki âliyye’mizdeki silsiledeki zâtların ruhaniyetleri için nasıl teheccüd kılıyorsak, yaşayan kimselerin düşünceleri ile irtibat kurmak, el’halik esması gereği gerektir düşünceden düşünceye bir aşkı muhabbet vücûd bulmak..
O’nun Varlık âleminde her şey bir nizam içinde, bir Nûr olarak mevcuttur. O Nûr tertemiz ve paktır. O’ seni yeryüzüne Kendi’nden bir nefha olarak indirdi ki sen oraya indiğinde o paklığın taşıyıcısıydın..
Şimdi ân’ına bak! O paklığın duruyor mu yoksa kirlendi mi?
Kirlenmesi Sen’in nefsle örtülmüş olduğundandır. Nesfin ne olduğunu anla, o sana kendini ilâh gibi gösterir. İlâhın emrinden çıkamazsın, sana emirden çıkmanın yolu gösterilir. Sen o İ’ns’an’a, Mürşid-i Kâmil’e yönel de, ne söyler ne anlatır iyi dinle, iyi gözle. Nefsinin kabalıklarından kurtul, Rahmân’ın Kul’larının izini takip et. Nefs örtünü yırt, içindeki rû’hû varlığını gör ve göster. O nasıl hâlâ pak ve temizdir ki işte O’na dönecek olan sendeki O’dur. Emaneti hakkıyla teslim et. Ne ararsan tespihatta değil ân’da alıp verdiğin nefesle, işlediğin işlerde ara..
Ateş vardır Rahmân’ın Rahîm’iyet’inden gönlüne akar. O ateş rû’hû’nla arada olan perdeleri yakar, ortadan kaldırır. Ama ateş var ki sen dünya süslerine yönelerek onu kendine pranga edersin. O ru’hû’nun kanatlarını yakar da uçamazsın. Ateş neyini yok ediyor bunu sen tayin edeceksin.
Neyi rab edindin ey can! Senin rabbin Mürşid varlığındadır. O Kâmil ki her bakışı bir nazarıdır, seni o nazarın ateşiyle yıkayıp temizler de farkına dahi varmazsın. Her kelâmı, her adımı bir âyettir de kulaklarının pasını silip temizler sonra “bu hafiflik nasıl oldu” diye düşünürsün.
Yaklaş, yaklaş ki yanasın O’nun Nûr’u olan ateşiyle, sana Kendi temizliğinden bağışlasın. Nimet verilenlerin yoluna çekilesin..
İllâki gözyaşı.
Dünya süsüne mecalin kalmaz, aşkın hâli sardığında seni..HŞY

