İsrailoğulları bu topraklara sandallarla göç ettiler.
Bu topraklar kurak, çöl, deniz kıyısında topraklardı. Kafile deniz kıyısında yerleşmeye başladı..
Kafilenin içinde gönlü tertemiz, ruhu yüce bir Âdem vardı. Âdem zaman zaman deniz kıyısında inzivaya çekilip tefekkür ederdi..
Bir gün denizin üstünde bir nûr belirdi.
Ona seslendi;
“Ey Âdem sana Allah’ın müjdesi getirildi. Seni İsrailoğullarına haberci eyledi. Peygamberliğin kutlu olsun” denildi..
Âdem şaşkındı. Nasıl yapacağını sordu.
O’; Dinle ve söyle, dedi.
Âdem dinledi. Gönlü coştu. Gönlünden taşanları İsrailoğullarına bildirdi. O o topluluğa inancı ve güzel ahlâkı emretti. Taptıklarını bırakmalarını ve yalnızca Allah’a yönelmelerini soyledi. Âdem konuştukça topluluktakiler onun etrafından uzaklaştı..
Bir gün Âdem dua etti. Allah’tan Varlığına inanmaları için delil göndermesini istedi. Âdem topluluğa o delili sunup Allah’a inanmaya davet edecekti. O’ Âdem’in isteğini kabul etti. Çorak toprakları verimli topraklara çevirdi. Topraklara ne ektilerse fazla fazla mahsul verdi. Âdem onlara ekip biçmeyi öğretti. Aldıkları mahsulü nasıl kullanacaklarını Allah’ın yönlendirmesiyle gösterdi. Topluluk Âdem’in delilini görünce Allah’a ve Peygamberine inanmaya başladı. Mahsulleri gittikçe çoğaldı. Çeşit çeşit ürünleri oldu. Onlara yettiği gibi fazlasıyla arttı. Âdem fazla olan ürünlerini diğer topluluklarla alış veriş yapmalarını söyledi. Ticarete başladılar. Ticareti Allah’ın telkin ettiği ahlâk ile emirleri çerçevesinde yapmalarını söyledi. Topluluk ticarette ileri gelenlerden oldu. Zenginleştiler..
Onlar gün geçtikçe sadece kazanmaya odaklandılar. Âdem’in telkinlerinden uzaklaştılar. Âdem’in yanına gelmez, muhabbetini dinlemez oldular. İbadet etmeden uzaklaştılar. Âdem bu duruma çok üzüldü. Onları uyardı ama onlar dinlemedi. Allah’ın uyarılarını dinlemedikçe toprakların verimliliği düştü. Ama onlar anlamadılar. Verimli topraklar en sonunda tekrar coraklaştı ürün yetişmez oldu. Kazançları gittikce düşüyordu. Onlar bunun sorumlusunun Âdem olduğunu söylediler. Topluluktaki herkes Âdem’i suçladı..
Bir gün aralarında konuştular. Âdem’e zarar vereceklerdi. Allah Âdem’i uyardı ve Âdem’i onlardan sakındı. Âdem’e sandala bindirterek o topraklardan uzaklaşmasını emretti. Âdem seher vaktinde yola çıktı. Âdem kıyıdan uzaklaştığında birden deniz kabarmaya başladı. O topluluktan kimse kurtulamadı. Allah onları ibretlik eyledi..
Onlar şimdi topraklarda sahiplik iddia ederler. Geçmişte de ataları böyle yapmıştı.
Unutmayın ki mülkün tek sahibi O’dur. O’ her şeye Kadir’dir. Siz isteklerinizi sadece O’ndan dileyin. Sahiplik iddia etmeyin. O’nun verdiklerini O’nun emriyle işleyin ve yine O’na sunun. Sizin taptığınız sadece O’ olsun. O’na hiç bir şeyi ortak koşmayın. O’ her şeyi ölçüsünce veren ve rızasına uyanı müjdeleyendir. O’ ibretlik eylediklerini size bildirir ki bunda nice hikmetler vardır. Siz şeksizce O’nu düşünün ve kalbinizi hiç bir şeyle kirletmeyin. Zincirlerinizden ancak O’na yönelerek kurtulabilirsiniz, bilin ki mutlak kurtarıcı sadece O’dur..
O’ Varlığıyla şefaat edendir. Şefaat size nefesinizle sunulmuştur..HŞY

