Allah’ın Selâm’ı âlemi kapsar. Allah’ın selamı kafirlere ve münafıklara değildir. Kâfirler ve münafıklar Allah’tan değildir. Allah’ın zatında inkarcılık ve iki yüzlülük yoktur. O’nun tek bir vechi vardır ki yeryüzünde daima vechine mazhar O’nun tekliğiyle bütünleşmiş kulları vardır..
İşte Allah’ın selamını alıp veren O’nlardaki Hakk’ın tek vechidir. Allah Ehad’dır ve bütün sıfatları bu tekliğinden tezahür eder. O halde “Ehad” olan Allah’ımın Rabbimden (mürşidimden) görünen tek yüzü bana yeter..
Biliniz ki, düşün içinde bulunduğun âlemi. Düşün içine doğduğun küreyi ve düşün gözle göremediğin engin ufukları. Durduğun yerden gökyüzüne baktığından mavi çizginin görünmeyen ötesi O’nun varlığına son olmayan sınırsızlığına delildir. Biliniz ki, görünmemesi olmadığı anlamına gelmez. O’, düşünebildiğin her türlü makamdan âli’dir. O’nun büyüklüğünü, düşünme yetinin var olan gücüyle kavrayamazsın, sen ilkin içinde bulunduğun an’da hazır ol, sonra O’, sana benliğinin özünde yüceliğini gösterir. Bu düşünerek anlayabileceğin bir hakikat değildir..
Biliniz ki, O her şeyden ve her yerden münezzeh olan yüce Rabbim’dir. O’nun üzerinde bir şey yoktur. O’, dilediği kuluna âli mertebeden tecelli eden Ehad’dır. O’, bir hesap ve düzenin insan aklıyla kavranılmayacak bir makamıdır. Rabbimin varlığına delil gerekmez. Aklını kullananlar için her şey bir delildir. Biliniz ki, o inanmayan gafiller O’nun yarattığı toprağın üzerine ayak basmakta olduklarını dahi bilmezler..
Ey gafil, bir düşün O’nun seni dilemesi olmasaydı sen var olur muydun?
Bu artık bir körlüğün son noktasıdır. Rabbim o gözleri gerçekte görmediği halde iç gözleriyle O’na iman eden kullarına ebedi yaşayacakları yeşili bahşetti. Aklını kullananlar için O’nunla gelmelerinden başka bir çare yoktur..
Biliniz ki, Rabbimin sizin üzerinize gölge olması ne büyük bir lütuftur. O’, ışığını hiç esirgemeyen ve mütemadiyen kandilleriyle yeryüzünü aydınlatan âlemlerin Rabbi’dir. Buna inan ve bu inanışta içten ol. İçtenliğin senin kurtuluşundur, sen de ki, “Rabbim sonsuzluğuna beni de al”..de ki, “Sen, istediğim tek gerçeksin”..de ki, “Sen benim tek muradımsın”..
Biliniz ki, muradı O’, olanın dünyası aydınlanacak. O’, onlara Kendini sadırlarında gösterecek, sınırlı aklınla O’nu göremezsin..
Ey gece gündüz, tecelli edecek O’nun varlığını tezahürünü bekleyen kişi, boşuna bekleme. Bil ki O’, hiç bir şey beklemeyen kulunun içine tezahür eder. O’nun varlığının kulunda hissedilir hale gelmesi o kulunu ihya eder, artık o kulu O’nsuz adımını atmaz. O’nun o kulu O’nun keremine mazhar olur da hiç bir şey dilemez. O’nun o halim kulu O’nun Dostunun O’nunla bir gönülde O’nunla beraberdir. Aklınla mı düşünüyorsun hala, artık dur ve içeriden sev. Öyle sev ki sen, bu dünyanıza doğmuş olanların sevgisinin hepsinin üzerinde sev. Bunu nasıl başaracağını düşünme, bunu sadece dile ki şüphesiz O’, kalben dileyenlerin kalbinin içinden tecelli eder..
Ey O’nun kulu! O’, hep seninle. O’nu düşündüğün vakit bil ki kayıtlandın. O’nu sev..O, sana kendini sevginden gösterecek, sen O’ ikramı sınırsız olan Rabbimden birlik ve dirlik dile..
Biliniz ki, Rabbim görünen ve görünmeyen alemleri bilen her şeyin üzerinde müteal’dir ve şüphesiz O’, sana dilediğini verir..
Ehad, Sen deyince, Adem Abdullah’ta Ahmed’i övdü, Mustafa aynasından Muhammed göründü. HŞY

