Âdem Olma ve Tövbe..
Hakikatten şeriata geldik. Dünya âlemi şeriattir, görünür âlemdir. Bu âleme gelen her ruh kendindeki güzelliği sunar ki şeriatten hakikate dönüş güzellikleri dünya âlemine sunmakladır..
Her canın içinde dürülü güzelliği çıkarması kendini okumasıdır. Okumak için okumanın dilini öğren. O okumanın dilini sana öğretecek ol’an mürşidindir, o şifreleri bilir. Senin şifreli kilitlerin anahtarları kullanmana bağlıdır. Mürşid anahtarları nasıl kullanacağını öğretir. Ama sen uyanık ol. Mürşidin kelâmı yolunu açandır..
Dergâh varlığı O’nundur. Senin varlığın da O’nundur. O’na O’ndan olan varlıkla yaklaş. Dergâh hizmet için vardır. Hizmet karşılıklıdır. Bütünleşme ancak böyle olur. Nefsinin sana fısıldadıklarına kulak verme. O’, o fısıltıların içindekilerinin de sahibidir. Sen onları O’na iade et..
Hata yapmak her şeyin sonu değil, her şeyin başlangıcıdır. Âdem olma süreci bir günah ile başlamıştır. Günah işlenmiş olmasaydı idrak ortaya çıkmayacaktı, gözyaşıyla samimi ve içten tövbe olmayacaktı.
Tövbe bir kere olup biten bir şey değildir. Yürüyüşündeki her adımında idrakin ile tövbe gereklidir..
Gözünü güne açarken;
Biçimlere bakıp özünü görmedikten sonra..
Ey dergâhın canları,
Dergâh varlığı size hizmet için vardır. Nûr-u Hakk o mekândadır. Neden “gel” denmesini beklersin o zaten senin içindir. “Gel” denmemesi nutkun yere düşmemesi içindir. Nutuk yere düştükçe gönül kırılır. Bu senin için hayr değildir. “Gel” denmemesi gelme demek değildir. Senin kendi iradenle gelmen içindir..
Ayağındaki bağları ne zaman çözeceksin?
Ömrün geçiyor ey can geriye ne kaldı bilmemektesin..
Yolu yürüyenler de senin gibidir bilesin. Bilesin de kendini ayrı görmeyesin.
Ayrılma bir’lik’ten, denizden kaçan damla misali.
Kurutur çöller seni deryadan düşersen gayrı.
Sen ki küçücük bir can lâkin âlemin sırlandığı noktasın.
Sırlarını deryaya dök de mânâ bilinsin..
BEN’den başkası dedikodudur ey can!
Dedikoduya dalma.
Sen âleme rahmetsin,
Rahm’et ki rahm olunsun sana da.
Âlemin varlık sırrı ben değil, Sen demektedir.
Âlem Sen ile dönmektedir.
Demler sun âleme ki elbette bir dem olsun sana da dönecektir..
Sen tövbeni “Sen” diyemediğin ân için etmelisin.
Dostu gözle ki
Beni nasıl silip atmış kalbi hep Sen demekte.
Sır Sen’in içinde gizlidir kendiliksiz hâle bürünmekte..
Hep Aşk deyişimiz düşünceden inendir bedenin değil canın tattığıdır bilesin..
Dergâh varlığı, mihrab varlığı bilinmez değildir, o varlık Hakk Dost’un dilinden kelâma dökülmektedir. Kelâm sizin içindir. İşittiginizde yüzlerinizi buruşturmayın, işitin ve iman edin ki O’ sizi doğru yola iletmeyi murad eder. Yanlış yapmakla utandıran nefse yüz vermeyin. Hatayı bilin ama ümitsizliğe düşmeyin. Mürşid varlığı sizinledir ki kapıda her an sizi beklemektedir. Uyarılara sımsıkı sarılın. Sarılın ki iki elin üzerine O’nun eli olsun, O’ şahit olsun..
Dostunuzun hâline bakın. Onun hâlini idrak edin, hissedin. Hâlini hâl edinin ki nimet verilenlerin yolu budur, bilin.
“Estağfurullah” ile niyet eyleyin,
“Lâ havle..” ile kıyam eyleyin,
“Allahüme salli ala..” deyip rükû eyleyin
“Lâ ilâhe illallah” ile secdeye varın, yaklaşın..HŞY

